Allah’ım!
Ben 40 yaşındayım. Bugün şimdiye kadar hiç yaşamadığım bir şey yaşadım. Hastanede refakatçi olarak ayakta beklerken bir anda mide bulantısı yaşamaya başladım. Peşinden terleme başladı. Beraberinde şiddetli baş ağrısı. Kafamın içinde bir uğultu başladı. Duvara yaslandım. Terlemeye devam ettim. Kulaklarımda uğultu öyle arttı ki bilincim kapandı ve artık hiçbir şey duymuyordum. Baş ağrısı gözlerime indi ve gözlerim de kapanmaya başladı. Dizlerim bacaklarım sanki bedenimi taşımak istemiyordu. Sonra duvara yaslanmış vaziyette boynum büküldü ve başım öne düştü. Görüntü gitti, ses gitti ve artık sanki bulunduğum yerde değildim.
Bir ara gözümü zorla açtım. Bulanık bir görüntü içinde hastane koridorunda biri bana bakıyor ve bir şeyler söylüyordu. Ben duyamıyordum fakat el hareketinden anladığım kadarıyla yere oturmamı işaret ediyordu. O halimi görünce korkmuş olacağını düşünüyorum. Ben de gerek yok gibisinden bir el hareketi yaptım, elimi havaya kaldırdım. Fakat elimi kaldırırken sanki büyük bir yük kaldırıyormuş gibi hissettim, kolum ağırlaşmıştı. Bütün bunlar hiçbir şey yokken bir anda olmaya başladı ve daha önce yaşamadığım olaylardı.
Yaslandığım duvarın hemen yanında bir kapı vardı. Kapıyı açıp içeri girdim orası tuvaletti biliyordum. Klozete oturdum başımı ellerimin arasına aldım. Alnımın kenarlarından masaj yapmaya çalıştım. Kulaklarıma doğru masaj yaptım ve bir zaman sonra yavaş yavaş görüntü ve ses düzelmeye başladı. Sonra yüzümü yıkadım ama enerjim neredeyse tükenmişti ayakta zor duruyordum. Tuvaletten çıkarken biraz sendeledim.
Allah’ım
Böylesine çok enteresan bir durum yaşayınca kime anlatacağımı bilemedim. Nihayet gece yarısı ilaç alıp başımı yastığa koyunca aklıma bütün bunları “insana şah damarından daha yakın olana” anlatmak istedim.
Allah’ım bu 40 yıllık dünya hayatımda sana ilk mektubum. Öyle umut ediyorum ki daha nice mektuplar yazacağım. Belki de bu yaşadığım durum bunları yazmaya bir vesile olmuştur.
Elhamdülillah.
Bir yanıt yazın